KAHVE BAHANE

KAHVE BAHANE
Gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül sohbet ister kahve bahane…Belki de dedelerden anneannelerden , babaannelerden kalan bir miras belki de alışkanlık… Çok severim Türk kahvesini, benim için diğer kahvelere hiç benzemez... Özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramıyla kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır. Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta ,uzun süre tadını bırakır. Günlük yaşamımızda çok yer etmiştir.Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir tadı...Dostlarınla içtiğin kahve neşe dolu bol köpüklüdür. Sevdiğin dostun üzüntülü ise içtiğin kahvenin tadı kederlidir,acıdır. Tek başına balkonda içtiğin kahve ,yalnızlıktır. Yorgun olduğunda hafifletir seni,unutturur yorgunluğunu,İçki içmişsen koyu şekersiz bir kahve derin kuyudan çıkararak,ferahlatır ,derin bir uykuya dalarsın… Kızlarımızı istemeye gelinen evlerin,bayramlarımızın vazgeçilmez ikramıdır,Türk kahvesi...B inlerce yıl öncesinden zamanımıza kadar bir çok şeylerle bakılan fal, bizim Türk kahvemizle de özleşmiştir,Türk kahvesi deyince ,Kahve içen kişi dibindeki telveyi ,fincanını sol elle tutarak,sağdan sola çevirerek üç kere çalkalayıp kapatır.sonrada’’bakacak kimse var mı?’’diye sorar,bakan yoksa kendin bildiğine göre yorum yapar.Apartmanda her gün bir evde saat onda kahve içilir. Komşu Naciye hanım sabah saat onda muhakkak bağırır ,Ayşelerdeyiz hadi gelen gelsin.Tabi ki Naciye hanım çok iyi fal baktığından herkes işi gücü bırakıp peşinden…..kapıdan içeri girerken de ’’Şule kızım çabuk bir kahve yap da içelim’’daha öğlene yemek yapacağım.Herkes saat ona kadar bir işler yapmıştır, bu o yorgunluğun dinlenme kahvesidir. Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle,dumanıyla,yorgun oldukları için , içtikleri kahve hafifletir kendine getirir,unutturur günün ağırlığını insanlara...Biraz da gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül sohbet ister kahve bahane hatırlatır.Kahveler içilir,tabi ki arkasından fincanlar kapatılır.Naciye hanım bakacak fallara…Fallar… Her gün aynı şey ,siz inanırımsınız? Fal nasıl bakılır,çıkanları varmıdır..Hepinize bol şekerli kahve tadında günler,sohbetler dilerim. (Bahar Demir)

27 Şubat 2008 Çarşamba

Greyfut Suyu

Greyfurt suyu içerken dikkat !
Merhaba,Mutlaka aklinizda bilmeniz gereken bir olaydan bahsedecegim. Bundan Yaklasik 1.5 yıl önce esim çok ciddi bir bas dönmesi yasadi.Aylarca sürdü. Bas dönmesi o kadar kötüydüki oturdugu yerden yere düsüyor. Tv ile izleyemiyor hicbir seyi okuyamıyor. Tekbasina yürüyemiyordu.Hatta uyukusunda bile yataktan düşebiliyordu. Ruyasinda bile başının döndüğünu söyledi. Bu baş dönmeleri sonucunda da sürekli kusuyordu.Bir sürü farklı doktor gezmemize rağmen care bulamadilar. Tüm doktorlar klasik 1-2 bas dönmesi ilacı verdi o kadar. Ama hicbiri care olamadı.Sorun 2-3 ay sonra baş dönmesi geçerek tekrar eski haline geldi.Sonra cok araştırdım. Neden boyle olmuştu ?. Sonra bunu bulmayı başardim arkadaslar. (google sagolsun)Problem GREYFURT idi. Eşim hasta olmadan 1 hafta once cok agir grip olmus ve doktor bir sürü ilaç yazmıstı yaninda da Greyfurt suyu içmişti C vitamini takviyesi diye.Grip geçtikten sonra da bu baş dönmeleri başlamıştı. GREYFURT içilen ilaclarin karaciğerde parçalanıp atilmasini engelleyen dünyadaki tek meyveymiş. Böylece greyfurt ile ilac alıyorsanız ve ilaça 1 hafta boyunca devam ederseniz tüm ilaçlar sanki bir kere de yutulmus gibi vücütta duruyormuş. Bu ilaçların türüne göre ölümler bile olabilmekteymiş.Biz Baş dönmesi ile kurtardık. Sizlere de bu uyariyi yazmak istedim. Bir kaç yerde bununla ilgili mesajlar görmeye başladım ama çoğu insan hala bilmiyor.Lütfen ilaç kullanırken GREYFURT yemeyiniz veya suyunu içmeyiniz. Bu emaili arkadaslariniza gönderirseniz, insanlarin biliçlenmesini sağlamıs olursunuz. Saygılarımla

19 Şubat 2008 Salı

İnsanların yüzlerini okuyun

Bu hafta sizlere ilk başta falmış gibi gözükse de aslında hiç alakası olmayan çok etkili bir insan tanıma sanatından bahsetmek istiyorum. Her gün çeşit çeşit insanla karşılaşıyoruz.Bazıları ile hayatlarımızın bazı noktaları kesişiyor ve onlarla beraber adımlar atmamız gerekiyor. Bu noktada önemli olan tek şey ise attığımız adımın veya karşımızdaki insanın ne kadar doğru olduğudur. Bunu yüzde yüz anlamak elbette mümkün değildir. Ama zamanla, tecrübeyle, birkaç ipucu ile nasıl bir karakter ile karşı karşıya olduğumuzu anlayabilir, daha doğru iletişim kurmak için çabalayabiliriz. Yüz okuma sanatı çok eski yıllara dayanan aslında felsefesi olan bir beceridir. Hatta çeşitlendirilmiş hallerini bazı büyük iş adamları tavsiye etmiş, satış seminerlerinde bile vücut dilini okuma adı altında kullanılmıştır. Fakat bizim bahsettiğimiz yüz ifadelerini okumak değil, yüz şeklinden ortaya çıkabilecek bazı anlamlardır.
Aşağıda bu konu ile ilgili listeler okuyacaksınız. Uygulandığı zaman eğlenceli, oldukça şaşırtıcı sonuçlar çıkabiliyor.
Yüz şekli:
Yuvarlak: Su grubu burçlarında daha çok görülen yuvarlak yüz hatları narin kişiliğe işaret ediyor. İyi ebeveyn olurlar. Muhafazakar, sakin kişiliklerdir. Arkadaşları boldur. İletişim kurmayı severler. Kilo almaya müsaittirler. Yemek yemeyi severler. Romantizm ve seks önemlidir.
Dikdörtgen: Toprak grubunda sık görülür. Yaşamlarını adamayı, çok çalışmayı severler. Pratiktirler. Her durumda ne yapılacağını iyi bilirler. Diyet takıntıları olabilir. Dış görünümlerine önem verirler. İskelet problemleri yaşayabilirler. Ani öfke patlamaları, huzursuzluk görülebilir.
Kare: Sağlıklı ve enerjiktirler. Ateş grubunun tutkusu hissedilir. Yemeyi severler ama kaloriyi çok hızla tüketirler. Deri problemleri olabilir. Keskin bir zekaya sahiptirler. Uyanık kişilikleri bazen zor durumlar yaratabilir. Araştırmayı, keşfetmeyi severler. Meraklıdırlar ve seyahate bayılırlar.
Üçgen: Hava grubunun kuşkuculuğu sorun yaratsa da bazen de hayat kurtarabilir. Yanlış anlamaya müsaittirler. Çok çalışkan ve disiplinli olabilirler. İnanmak kaydıyla… Değişkendirler. Kararsızdırlar ama çok karizmatiktirler. Etkileyici görünümleri pek çok kapıyı kolayca açabilirler.
Saç şekli:
Karşınızdaki kişinin saçları zayıf telli, düz ve parlak ise narin bir kişiliği olduğunu gösterir. İnce düşünceli, kibar insanlardır. Alıngan olabilirler.
Kalın kıvırcık saçlar güçlü kişiliği gösterir. Tuttuğunu koparan, hırslı azimli insanlardır. Kolay sinirlenebilirler.
Alın Bölgesi:
Geniş alın: Aklın simgesidir. Zeki insanlardır. Kurnaz olabilirler.Yuvarlak alın: İdealist, arkadaş canlısıdır.Dar alın: Konuşmadan önce düşünmeyi seven, ağırbaşlı, sorumluluk sahibi insanlardır. Surat asabilirler.Düz alın: Pratik ve politiklerdir. Her duruma ayak uydurabilirler.Çok belirgin alın: Hayal gücünün çok yoğun olduğunu gösterir.Sivri alın: Yüksek zekalı, dahilerdir.
Gözler:
Küçük kısık gözler: Gizemli, sır tutmasını bilen, ulaşılması zor insanlardır. İletişim kurmak için uzun süre çabalamak gerekebilir.Kedi gözlüler: Yukarı çekik gözler fırsatçı, büyülü gözlerdir. Etkileyicidirler ve dayanıklı değilseniz kolayca yenilebilirsiniz. Özellikle gözlerini kaçırmadan bakıyorsa yandınız demektir. Büyük gözbebekleri: Beyazı az olan iri gözler kendi dünyalarında yaşarlar. Kendileri hakkında konuşmazlar ve hiç tahmin edemeyeceğiniz sırları olabilir. Başarılıdırlar. Yüksek idealleri vardır.Küçük gözbebekleri: Sinirlidirler, yerlerinde durmazlar. Ani çıkışlar yapabilirler. Kolayca içe dönebilirler. Cesarete ihtiyaçları olabilir. Büyük gözler: Yüzde büyük gözler töleranslı, geniş fikirli insanların gözleridir. Otoriteye fazla gelemezler. Özgürlüklerine düşkündürler.Göz çukuru derin olan gözler: Ciddi, idealist ve motive edicidirler. Felsefi konulara ilgi duyabilirler, sanata eğilimlidirler.Sürekli gözlerini oynatanlar: Maskeli, belirsizdirler. Sürekli etrafa bakarlar. Güvenilmez olabilirler.
Göz insanın en açık bölgesidir. Tüm duyguları, sıkılganlığı, sevgiyi, nefreti gözlerde görebilirsiniz. Bazı gözler soğuk bakar, bazısının gözlerinin içi güler. Nasıl bir göze bakıyor olursanız olun birinci kural siz asla gözlerinizi kaçırmayın, hem güven verirsiniz hem de korkmadığınızı gösterirsiniz. Konuşurken de karşınızdaki insanın gözlerinin içine sabit bakın. Kısacası bırakın gözleriniz konuşsun.
Göz rengi: Açık mavi gözler flörtçü olabilir, koyu maviler ise hassas kişilerdir. Yeşil gözler enerjik, neşeli kişiliklerdir. Spontan davranabilirler. Çikolata kahvesi gözler tutkuludur, sosyal olurlar. Gri gözler çok zeki ve entelektüel kişilerdir. Çok nadir olan siyah gözler ise çok derin kişilikleri olan güçlü insanlardır. Duygularını gizlerler ve acımasız olabilirler.
Burun:
Kalkık sivri burun: Meraklı aynı zamanda zekidir.Büyük burun: Yüksek enerji seviyesi olan materyalistik kişiliğin simgesidir. Küçük burun: Utangaçtırlar.İnce burun: Değişkendirler, önemsiz ayrıntılara takılabilirler.Geniş kanatlı burun: Kendini ifade etmesini iyi bilir, çabuk öfkelenir.Kısa Burun: Mutlu ve natüreldir.Uzun Burun: Gururlu, sinirlidirler.Kısa, kalkık burun: Arkadaş canlısı ama gizemlidirler. Titiz olabilirler.Düz burun: Doğrucu ama metodoloji takıntısı olan kişiliklerdir.
Dudak Kıvrımı:
Dudak kıvrımı ne kadar belirginse o kadar enerjik bir kişilik söz konusudur. Gülmeyi seven insanların dudak kenarlarında ince çizgiler vardır.
Ağız:
Küçük ağız: Bencil, hüzünlü.Aşağı doğru eğimli: HoşnutsuzBüyük dudaklar: Hazcı, hedonist.Yukarı kıvrımlı dudaklar: NeşeliKavisli dudaklar: Değişken.Düz dudaklar: Kontrol mekanizması güçlü.Dar dudaklar: Duygularını zor belli eden.
Çene:
Sivri çene inatçılığı, köşeli çene gücü, çok belirgin çene dominant kişiliği, küçük çene zayıflığı temsil eder.
Kulak:
Başa yapışık gibi duran basık kulaklar: Tutumlu, planlı. İşi şansa bırakmayı sevmez.Kepçe kulaklar: Yalnız, orijinal.Küçük memeli kulaklar: Bağımlı, muhafazakar.Büyük memeli kulaklar: Bağımsız, parlak fikirli.Büyük kulaklar: Entelektüel.Uzun kulaklar: Gözüpek, atılgan.Küçük kulaklar: İçgüdüsü kuvvetli.Memesi olmayan kulaklar: Tepkisiz, mesafeli.
Yanak:
Yanak kişilikten çok insanın sağlık durumunu haber eder. Bazı belirgin özellikler hastalıkların habercisi olabilir.
Yuvarlak kırmızı yanaklar: Akciğer, bronşit dengesizliği.Parlak ve kırmızı: Kalp problemleri.Kırmızı ve pütürlü: Bağırsak sorunları.
Ayrıca eski Çin kültüründe yanakların üç rengi önemli ipuçları veriyor.
Mavimsi, yeşilimsi renksiz yanaklar sevgisiz bir yaşamı,Koyu yanaklar yaşam zorluklarını ve tatminsizliği,Pençe pençe kızarmış yanaklar yalanı veya utanmayı haberdar ediyor.

Bige Dalkılıç

Güzel olmak ister misiniz?

Kim ne derse desin dış görünüş önemlidir. Hem de o kadar önemlidir ki pek çok neden-sonuç ilişkisi buna bağlıdır. İnsanoğlu güzelliğe karşı hep bir zaaf içerisinde olmuştur. Ağız, burun senkronizasyonu bir yana bakımlı olmak, temiz görünmek hayatımızın tüm rollerinde var olmaya çalışırken bizim için her zaman bir kriterdir ve de öyle olacaktır. Her şeyden önce özgüven ile ilgili problemler yaşamamak adına “Ben güzelim” diyebilmek çok önemlidir. Özgüveni eksik olan insanlar kompleks problemleri ile karşı karşıya gelirler. Bu da kıskançlık, saldırganlık, depresyon gibi sorunlara yol açabilir ve istemediğimiz durumlar ile yüz yüze kalabiliriz. Tabii tam tersi durumlarda var. Kendine aşırı güvenmek gibi. Bu da ayrı bir tartışma konusu olacaktır. Şimdi biz özgüvenimiz için Yeni çağ’ın getirdiği ufak bakımlar ile kendimizi en iyi yapmayı nasıl başarırız, onu tartışalım.
Her insan güzel olmak ister. Kendimize aynada baktığımız zaman tatmin olduğumuz bir görüntüye sahip olmak bize kendimizi iyi hissettirir ve bu his bütün günü nasıl geçireceğimizi belirler. Kendimize uygun doğal terapiler uygulamak için illa pahalı Spa merkezlerine veya beş yıldızlı otellere gidip avuç avuç para harcamak zorunda değilsiniz. İnsanın önce kendi kendini rahatlatmasını bilmesi gerekir. Bunu da çok kolaylıkla başarabiliriz.
Yıkanmak: Düzenli duş almak hijyenik olarak çok önemli olsa da bunun yanında pek çok faydaları da var. Su doğal bir terapidir. Vücuda su basınca ile sağladığımız baskı her sabah masaj yaptırmış gibi bir etki yaratır. Kısaca su doğal bir masördür, kan dolaşımınızı düzenler ve sözün kısası “Zımba” gibi hissetmemizi sağlar. Eğer küvet doldurabiliyorsanız kendinize aquaterapi uygulayabilir, rahatlayabilirsiniz. Banyonuzu çok sıcak olmayan su ile doldurun, ve seçtiğiniz yağlardan herhangi birini 10 damla kadar damlatın. Özellikle sabahları portakal, yasemin veya erkekler için ylang ylang etkili olacaktır. Yumuşak ve taze kokuları sabahları, etkileyici ve güçlü kokuları akşamları tercih edin.
Kepekli, kuru saçlar için Hindistan cevizi yağı kullanabilirsiniz.
Beslenme: Beden sağlığınız için sadece sağlıklı beslenme yeterli olmaz. Yediğiniz besinlerin kalitesi de çok önemlidir. Organik beslenmeyi tercih etmelisiniz. Evet organik beslenme daha pahalı ama en azından yerel pazar alışverişleri tercih ederek, riski azaltabilirsiniz. Organik ürünleri anlamanın yolu ise sebzelerin görüntüsüdür. Birbirinin aynı fabrikasyon gibi gözüken büyük sebze, meyveyi tercih etmeyin. Kurt delikleri, küçüklü büyüklü görünüm yediklerinizin doğal görünümüdür. Hormonlu besinler hızlı yaşlanmaya sebep olur, yeterli derecede vitamin ve mineral içermedikleri için de bedeninizin gerekli bakımını sağlamazlar. Ve son olarak sebzeyi, meyveyi mevsiminde yiyin. Kış ortasındaki çilek sadece görüntü sağlar.
Cilt bakımı: Organik cilt bakımları için tercih edebileceğiniz pek çok profesyonel markanın yanı sıra evde yapılacak çok basit ama etkili çözümler de mevcuttur. Bir bardak yoğurda karıştıracağınız bir yumurta sarısı ve salatalık suyu ile hazırlayacağınız basit bir maske, gül suyu gibi çok ucuz ama etkili bir cilt toniği, cildinizin yağ oranına göre tercih edeceğiniz meyve suları ve bir iki damla zeytinyağı karışımları ile kendinize bakabilir, ton ton para harcamazsınız.Bu konuda dikkat etmeniz gereken cildinizi çok iyi tanımanızdır. Yağlı ciltler su bazlı karışımlar tercih etmeliler aksine kuru ve karma ciltler az ve orta oranda zeytinyağı kullanabilirler. Organik cilt bakımının en önemli özelliği kimyasal içerikler kullanılmamasıdır. Çabuk küf tutan her şey sağlıklıdır.
En etkili çözüm en basit çözümlerdir. Özellikle kadınların en büyük hatası modayı takip etmek adına kendine yakışmayan tarzları tercih etmektir. Saçı pırıl pırıl, bakımlı, hafif makyajlı bir kadın beyaz bir tişört ve bacak boyuna uygun bir pantolonla çok güzel olabilir. Bu durumda kendimize objektif bakabilmemiz gerekiyor. En ünlü mankenler, en yakışıklı erkekler dahil herkesin bir zayıf noktası vardır. En beğendiğiniz bölgeniz gerçekte en güzel bölgenizdir. O bölgeyi ortaya çıkarmak için ne gerekiyorsa yapın. Güzel görünmek önemlidir. Hem kendiniz için , hem başkaları için. İşte en etkili 20 ipucu:
- Her zaman dik durun, dik yürüyün.- Yüzünüzde hep hafif bir gülümseme olsun. Surat asmayın. Surat asarak konuşmayın. - Güzel kokun. - Yemeklere saldırmayın. Sık ve az yiyin. Yemek yemeyi psikolojik durumlarınız için kullanmayın.- Sabahları kendinize vakit ayırın ve bunun için bir özür yaratmayın. Ne kadar meşgul olursanız olun yarım saat için her zaman vakit vardır.- Kendinizi geliştirin. Planlarınızı ertelemeyin. Üreten insan ışıldar.- Kıyafet seçiminizde objektif olun. Başkasına değil kendinize yakışanı giyin.- Abartmayın. Abartmak rüküşlüğe yol açabilir. Sade olan en güzeldir.- Renk seçimlerinizde en azından günlük hayatta pastel veya tarafsız renkler tercih edin.- Değişime açık olun. Bir gün kıvırcık, bir gün düz saçlı olmak şenliktir. Cesur olun. Ama çok da cesur değil, mor saçlar gibi.- Çizgili, kareli, renkli kıyafetler seçerken sizi gerçekten seven, objektif birinden fikir alabilirsiniz. - Takı seçiminizde çok dikkatli olun. Şangır şungur seçimler komik olabilir. - Ortamına göre giyinin. Emin değilseniz yarı spor, yarı abiye seçimler kurtarabilir.- Dedikodu yapmayın. Dedikodu yaparken çekilen insanların resimlerini görseniz bir daha asla yapmazsınız zaten.- Müzik dinleyin, dans edin.- Utanmayın, sosyal olun.- İnsanları yanlış anlamayın, iyi dinleyin.- İşyerleri insan enerjisini en çok yok eden, en kavgalı, en huzursuz yerlerdir. Bu ortamlardan kaçamıyorsanız kendinize geçici olduğunu ikna edin ve objektif durun. - İş problemlerinizi evinize, ev problemlerinizi işinize getirmeyin. Aksi takdirde ikisinde de başarısız olabilirsiniz.- Çizgi film, lunapark, patlamış mısır gibi çocukluktan kalma değerlerinizi yitirmeyin. Onlar sizin kaçış noktalarınızıdır.
Bige Dalkılıç
bigedalkilic@gmail.com

Leonardo’nun 7 Altın Öğüdü:

Ve sonuç:Leonardo’nun 7 Altın Öğüdü:
1. Amaçlarınızın ve eylemlerinizin tüm sorumluluğunu alma cesaretini gösterin.2. İç algı gözünüzü açın,varolduğunuz her anın tadını çıkarın.3. Kendinizden hoşnut olmanın ışığı, kişiliğinizin en karanlık köşelerini aydınlatsın.4. Mona Lisa gibi sizin yüzünüzde de, dişil ve eril bileşimin gülümsemesi olsun.5. Bedeniniz, duygularınız, aklınız ve ruhunuz bütünleşsin ki, içinizdeki sınırsız enerjiyi hissedin, yaşam dolu ve sağlıklı olun.6. Yaşamınız güzellik, sevinç, iyilik ve sevgiyle olsun.7. Leonardo gibi bütünlüğe ve gerçeğe ulaşmak için araştırın ve araştırmaktan bıkmayın.

7. SEVGİYİ YAŞA - CONNESİONE

7. SEVGİYİ YAŞA - CONNESİONEHerşeyin ve bütün fenomenlerin birbirleriyle bağlı olduğunu anlamak ve takdir etmek; sistemler düşüncesi. Leonardo, “herşeyin bir başka şeye bağlı olduğunu” biliyordu. Yaratılan herşeyin birbiriyle ilişkili ve evrenin tanrısal sevginin bir dışavurumu olduğu anlayışına işaret ediyordu.
Sufiler diyor ki; Akıllı akılsız herkes, yana yakıla sevgililerini arayan insanlar gibi, camilerde, kiliselerde, tapınaklarda O’nu arıyorlar. Tek Tanrı Sevgi Tanrısı olduğu için ve insanları buralara sevgi çağırdığı için her yer O’nun evidir.
Sevgiyi yaşamanın yolları;* Kendimi kendi egomdan daha öte birşeye bağlı hissediyorum.* Bu bağlılığı her gün bilinçli olarak besliyorum.* Anneme, babama ve akrabalarıma bilinçli olarak şefkat doluyum.* İş arkadaşlarıma da bilinçli olarak şefkat doluyum.* Rasgele karşılaştığım insanlara karşı iyi niyetliyim.* Vermenin ve almanın her günü yaşamak olduğuna inanıyorum.* Beni sevmeyenlerin nedenlerini anlamalı ve onları etkilemeliyim.
İyiliğin ve hayır yapmanın yedi aşaması:1. Ahmet yardımseverdir ama isteksizdir.2. Ahmet ancak kendisinden yardım istenince yardım eder.3. Ahmet’ten yardım istenir ve Ahmet yardıma muhtaç Mehmet’e doğrudan yardım eder. Ama Ahmet bundan keyif alır fakat Mehmet utanır.4. Ahmet ve Mehmet birbirlerini bilirler ama yardım istenmeden yapılır.5. Ahmet, Mehmet’i tanımaz ama Mehmet Ahmet’in kim olduğunu bilir ve kendini ona karşı borçlu hisseder.6. Ahmet kime yardım edeceğini bilir ama Mehmet Ahmet’i tanımaz, bu durumda Ahmet hayır yapmaktan hoşlanır ve Mehmet üzerinde hakkı olduğunu düşünür.7. Amhet ve Mehmet birbirlerini tanımazlar yani yardım sadece hayır yapmış olmak için yapılır. Ahmet kime yardım ettiğini bilmez ve kendini önemsemez, Mehmet ise kendini kimseye borçlu hissetmez.

6. BÜTÜNLEŞMEYİ BESLE - CORPORALİTA

6. BÜTÜNLEŞMEYİ BESLE - CORPORALİTAHer iki elin aynı beceride kullanılması, zerafet, bedenen formda olma ve güzellik sayesinde aklın ve bedenin bütünleşmesi. Leonardo’nun göze çarpan fiziksel özellikleri ve anatomi, şifa ve sağlık konularındaki dikkate değer bilgisi, onun bedeninin, enerjisinin ve ruhunun bütünleşmiş olmasının bir ifadesidir.
Mikrokozmos nasılsa makrokozmos da öyledir. Atom nasılsa evren de öyledir. İnsan vücudu nasılsa kozmik vücut da öyledir. İnsan aklı nasılsa kozmik akıl da öyledir. Makro düzeyde evreni yöneten güçler mikro düzeyde bireyi yönetir. Hayat tektir ama onun bütün biçimleri son derece karmaşık ve bölünmez bir bütünle ilgilidir. Allta yatan birlik, mikro evren ile makro evren arasında bir köprü oluşturur.
Bütünleşmeyi beslemenin yolu;* Bedenim mekanik bir nesnedir.* Bedenim bir enerji sistemidir.* Sağlığımdan ve mutluluğumdan sorumluyum. * Davranışlarımın, sağlığımı etkilediğinin farkındayım.* Bedenimdeki enerji akışını hissediyorum.* Bedenimdeki enerji akışıyla, dünyadaki enerji akışı arasında uyum sağlıyorum.* Bedenimi bir ibadethane olarak görüyor ve öyle yaşıyorum.* Cinsellik kutsal bir niteliktir.
Altı önemli enerjiyi çekin ve kullanın. İşte yöntemler;* Toprak enerjisi, bir tarlada veya bahçede ayaklarınızı sıkıca yer basın, kollarınızı avuçlarınız yere dönük olarak uzatın, sırtınız dik olarak yavaşça yere çömelin sonra yükselin, toprak enerjisinin size aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.* Güneş enerjisi, sabah güneşinde ellerinizi göğsünüzde kavuşturun, sonra öne uzatın ve avuçlarınızı güneşe açın, tekrar göğsünezde kavuşturun, altın güneş enerjisinin size aktığını hissedin, sekiz kez tekrar edin.* Okyanus enerjisi, deniz kenarında yine elleriniz göğsünüzde kavuşuk olsun, sonra kollarınızı ve ve bacaklarınızı iki yana açın, açıp kapatırken derin nefes alıp verin, denizin güçlü enerjisinin size yıkadığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.* Gök enerjisi, güzel ve yıldızlı bir gecede bahçe veya balkonda kollarınızı dik olarak yukarı kaldırın ve nefes alın, sonra bir daire çizerek yere indirin, yere paralel olarak tutarken nefes verin, göğün, yıldızların ve ayın enerjisinin size aktığını hissedin, bunu on kez tekrar edin.* Evrenin enerjisi, yine gök enerjisi ortamında kollarınızı yukarı kaldırırken nefes alın, sonra yere indirip yere paralel tutup nefes verin, toprağın, güneşin, okyanusun ve göğün enerjisinin sizin merkezinize aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin. bunu beş kez tekrar edin.* Ve çok gülün, karnınızdan kahkaha atarak gülün. Evde kendi kendinize çalışın, karın kaslarınızla kahkahanızı bütünleştirin.

5. DENGE KUR - ARTE/SCİENZA

5. DENGE KUR - ARTE/SCİENZADüşünürken sol ve sağ beynin etkinliği arasında, denge kurmak, beynin bütünlüğü ile düşünmekte zirveye ulaşmak. Leonardo’nun kişiliği ve eserleri mantık ve imgelem, bilim ve sanat arasında dengeden de öte bir ilişkinin kurulduğunu dışa vurur. Bunlar yaratımda eril ve dişil ilkelerin dengesini simgelerler.
Nasıl denge kurabiliriz?* Ben sabırlı, yeni düşüncelere açık biriyim ve iyi bir dinleyiciyim.* Kendi içimdeki karşıt cinsle ilişki halindeyim.* Cesur ve iddialıyım, nasıl insiyatif alacağımı biliyorum.* Cesurca eyleme geçebilir veya cesurca geçmeyebilirim.* Biliyorum ki, karşıt cinsler arasındaki gerilim değerlidir.* Bir okuma grubu kurun. Fikirleri tartışın ve dinlemesini öğrenin.